top of page
Kitaplara Uzanan Kız

BLOG

Hayatı Kazanmak mı? Sınav Kazanmak mı? ''Bir Annenin Gerçek Deneyimi''

  • Yazarın fotoğrafı: Funda Mücaviroğlu
    Funda Mücaviroğlu
  • 1 Ağu
  • 2 dakikada okunur

Yıllardır hem bir eğitimci hem de bir anne olarak yüzlerce çocuğun büyümesine tanıklık ettim. Kendi iki kızımı yetiştirirken de hiçbir zaman tek hedefim iyi bir lise ya da iyi bir üniversite olmadı. Benim asıl hedefim; iyi insan, vicdanlı insan, sorumluluk sahibi, kendi kararlarını verebilen, gerektiğinde "hayır" diyebilen mutlu bireyler yetiştirmekti.


   Bugün geriye dönüp baktığımda, çocuk yetiştirmenin kısa bir yarış değil, uzun bir maraton olduğuna bir kez daha inanıyorum.


   İlkokul yıllarından itibaren çocuklarıma hep aynı şeyi göstermeye çalıştım. Bir insanın hayattaki iki güçlü ayağı vardır. Türkçe ve matematik.


   Türkçeyi doğru okuyup anlayabilen bir çocuk, hayatı doğru yorumlar. Matematiği seven bir çocuk ise düşünmeyi, analiz etmeyi ve problem çözmeyi öğrenir. Bana göre bu iki temel sağlam olduğunda, üzerine kurulacak bütün bilgiler daha kolay öğrenilir.


   Bu yüzden yabancı dile hiçbir zaman öncelik vermedim. İlginçtir ki iki kızım da Berlin doğumluydu. Buna rağmen "Şimdiden birkaç dil öğrensin." telaşına hiç kapılmadım. Çünkü şuna inanıyordum. Çocuk iyi bir eğitim aldığında, doğru ortamın içine girdiğinde ve öğrenmeyi sevdiğinde yabancı dili zaten öğrenir.


   Ben önce onların öğrenmeyi sevmelerini istedim.


   İlkokul yıllarında matematik ve fen derslerinde haftada bir gün öğretmen desteği aldılar. Fakat öğretmene ilk söylediğim cümle notlarını yükseltmek değildi.


"Ben çocuklarımın bu dersleri sevmesini istiyorum." Çünkü biliyordum ki insan sevdiği şeyde başarılı olur.


   Branş derslerinde ise onlara birçok kapı açtım. Spor yapmak istediler, destek oldum. Sanat istediler, destek oldum. Yeni şeyler denemek istediler, destek oldum. Ama seçimleri hiçbir zaman ben yapmadım. Ben sadece yolları gösterdim. Yürüyecekleri yolu onlar seçti.


   Lise sınavı zamanı geldiğinde ise ikisini de hem başarılı devlet okullarına hem de özel okullara götürdüm. Okulları birlikte gezdik. Aradaki farkları birlikte değerlendirdik. Sonra onlara sadece şunu söyledim. "Kararı sizin emeğiniz verecek. Çalışacaksınız ve kendi yolunuzu kendiniz çizeceksiniz."


   Sonuçta kızlarımdan biri Türkiye'nin köklü Anadolu liselerinden biri olan Cağaloğlu Anadolu Lisesi'ni kazandı. Diğer kızım da istediği Anadolu lisesine girebilecek puanı aldı. Buna rağmen ailece farklı bir tercih yaptık ve onları donanımı güçlü bir özel okulda okutmayı seçtik.


Çünkü benim için önemli olan yalnızca akademik başarı değildi.


 Çocuklarımın kendini ifade edebilen, farklı kültürlerle tanışan, sosyal yönü gelişen, mutlu ve güçlü bireyler olarak yetişmelerini istiyordum. Bugün ikisi de İngilizce ve Almancayı çok iyi konuşuyor. Kendi istedikleri meslekleri seçtiler. Başarılılar. Ama beni en çok mutlu eden bunlar da değil. Beni en çok mutlu eden; vicdanlı olmaları, alçakgönüllü olmaları, sorumluluk almaları, doğru kararlar verebilmeleri ve gerektiğinde "hayır" diyebilmeleri. Çünkü gerçek başarı budur.


   Bugün velilerimle konuşurken duydukları üzüntüyü dinliyorum. Anadolu lisesini kazanamadığı için çok üzülen aileler, çocuğunu başarısız ilan eden anne babalar görüyorum. Oysa ben buna hiç böyle bakmıyorum. Eğer ailenizin imkânı varsa, çocuğunuzun mutlu olacağı, kendini geliştireceği, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamı sunabiliyorsanız, bu bir kayıp değildir.


Unutmayın...


   Bir okul tek başına çocuğun geleceğini belirlemez. Onun çalışkanlığı, karakteri, merakı, ailesinden aldığı değerler ve hayatı öğrenme isteği geleceğini belirler.


   Lise sadece bir duraktır. Hayat ise çok uzun bir yolculuktur. Bu yüzden çocuklarımızı sadece sınavlara değil, hayata hazırlayalım. Onlara bilgi kadar vicdanı... Başarı kadar mutluluğu... Rekabet kadar paylaşmayı... Ve notlar kadar insan olmayı öğretelim.


   İnanın bana, yıllar sonra dönüp baktığınızda sizi en çok gururlandıracak olan, çocuğunuzun hangi okulu kazandığı değil; nasıl bir insan olduğudur.


Sevgiyle Kalın.

Funda MÜCAVİROĞLU

Çocuk Gelişimi

 
 
Tuzla'nın İlk Özel Kreş ve Anaokulu Merkür
bottom of page